| ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARSON YORUMLANANLAR |
2010 YILI NASIL GEÇECEK
04 Şubat 2010, 22:17 Hayatın, aklın sınırları içinde kalarak yaşanabilir olması mucize olduğu halde insanlar hep akıldışı gelişmeler ve mucizeler beklerler… Bunlardan biri de Mehdi ve Mesih beklentileridir. Sanılıyor ki, biri gelecek, Cenab-ı Hak onun hatırına parmağıyla dünyaya şöyle bir dokunacak ve âlemi nizama sokacak! Bu ‘nizam’ sözcüğünden kim neyi anlıyor bilmiyorum ama şunu biliyorum; insan, bir hayrın gerçekleşmesi için gayret göstermezse, hiçbir yol alınamaz. Tabii ki fevkalade zamanlar ve o zamanlara uygun haller hep vardır. Fakat mümin, gayretle mükelleftir. Ha tabii ki her gayret her daim tam da istediğimiz gibi sonuçlanmayabilir. İşte o zaman da sabır gerekir. Sabır da beklemek değil, arzu ettiğimiz neticelere varmak için farklı yollar denemek demektir. Gayret, gayret, gayret yani… Efendim malum, bir yılı daha geride bıraktık. Hicriymiş, miladiymiş fark etmez. Yılbaşı insan uydurması da olsa, bir murakabe, bir hesap kitap yapma zamanı olması bakımından güzel bir şeydir. Bir önceki yılı, inançları doğrultusunda başarılı addedenler diliyorlarsa o gün kendilerince bir kutlama bile yapma hakkına sahiptir. Başarısız bir yıl geçiren için de o gece veya gün, ‘ben nerede hata yaptım ki şöyle oldu böyle oldu’ demek için bir tezekkür zamanıdır. İbadet ve tezekkürün, duanın tekrar edilmesi bir örf-i rabbanîdir. Tekrarın faydalarına girmeyeceğim fakat bu bir gerçek. Nasıl ki yeme içme ve bazı hazlarımızın tekrarı bize usanç vermiyor, aynı şekilde, diğer midelerimizin de bu tür gıdalardan haz alması usanç vermemeli. Malum insanda üç mide vardır. Bunlardan biri nesnelerden yararlanan midemiz (bildiğimiz mide), diğeri nesneler arası ilişkilerden beslenen mide (akıl) üçüncüsü ise nesnelerde geçerli kanun ve Allahın hikmetinden beslenen midemiz (kalp). Bunların her birinin gıdaları olduğu gibi, teşekkür ve şükranları da olmalıdır. Yani insanlar küçük küçük nimetlere gündelik hamd ve şükrettikleri gibi, geniş nimetler için de teşekkürler ve minnet ifadelerine ihtiyaçları vardır. Bayramlar, mili günler ve kamu nezdinde itibar gören kutlamalar böyledir; öyle görmekte mahzur yoktur... Bazı insanlar vardır, Yaratıcıya inanmaz. Ama içinde yetiştiği kültürün postülaları dini olduğu için onun birçok eylemleri de dine aitmiş gibi görünür. Aslında değildir. Mesela Cuma namazını bile kılmaz ama ölmüş anasına mevlit okutur vs. gibi… İşte şu insanı ele alnı! Meseleler karşısındaki duruşu, inanmayan; mesela ateist olduğunu gizlemeyen birinin reflekslerinden farklı olmuyor çoğu kere. Hâlbuki etrafı onu dindar veya dine saygılı sanıyor. Ama değil. Demekki: meseleleri eğip bükmeye gerek duymadan İslam ölçülerimizle izah etmeliyim. Ayet ve hadis ve ahkâm olmadan nasıl bireysel hayatımızı tanzim edemiyorsak, sosyal ve kültürel hayatımızı da onlarsız yapmamalıyız. Ayeti ve hadisi inkâr ederek veya görmezlikten gelerek yapacağımız izah hep öteki tarafın tezine güç katıyor. Birileri beğenecek diye hakkın hatırını kırmaya değmez. Hani bir gün zatın biri Beyazıt’ta Kur’an dinlerken, Şeytan gelip, “Sen Kur’an’ı Allah kelamı diye dinlediğin için sana bu kadar anlamlı ve hikmetli geliyor. Hele bir tarafsız gözle bak, insan kelamı imiş gibi dinle, bak nasıl ehemmiyetsiz bir şey oluyor” demiş. O da tam öyle yapacakken birden anlamış ki, bu teklifi kabul ettiği an zaten Şeytan’ın tarafına geçmiş oluyor..*Dolayısıyla 2010 için size aktaracaklarım da yukarıda zikrettiğim minval üzere olacaktır.. Bir mümin için, 2010, 2009’dan daha başarısız veya eşit olursa, o mümin ziyandadır. Bu demektir ki, 2010, 2009’dan daha kötü olacak! 2009 yılında işsiz olan bir Türk vatandaşı, kendisi bir iş sahibi olmak için teşebbüs etmez ve maddi-manevi donanımlarını geliştirmek için adım atmaz da yine biyerlerden bir şey bekleyerek yılını geçirirse, ben haber vereyim, bu yıl sefaleti daha da artacak. Bir iş adamı, aklını kullanıp, üretimini yabancıların da itibar edebileceği kalite ve fiyata getiremezse, bu yıl teğet geçen ekonomik kriz, 2010 yılında onun göbeğinden duvara mıhlayacak! Hâsılı, siz kendinizi değiştirmedikçe, Allah’ın sizi 2010 yılında da değiştirmediğini göreceksiniz. Kalkıp bir adım atmadıkça ve doğru hareket etmeyi öğrenmedikçe, dilek ağaçlarına bağladığınız her ipin, her çaputun ayaklarınıza bağ olduğunu göreceksiniz. Eğer 2009 yılında sürdürülebilir bir başarı sahibi idiyseniz biliniz ki bu tesadüfî değildir. Mutlaka bir şeyleri doğru yapıyordunuz ki hayat sizi başarılı kıldı. O zaman o doğruların ne olduğunu ve nasıl daha da geliştirilebileceğini araştırın ki 2010’da önünüze çıkacak değişik şartlarda da o başarıyı sürdürebilesiniz. Aksi takdirde ‘kader’e ihtiyaç duyarsınız. Kader bile bir nimetin devamını “şükretmek ve nankör olmamak” kaydına bağlamış… Bu mülkün Allah’ın eseri; insanın da onun kulu, misafiri ve muhatap halifesi olduğunu; bu misyonundan dolayı sonsuz sayılacak imkân ve cihazlarla donatıldığını bilen bir insan 2010 yılındada aynı hali sürdürecektir. Başarı ve başarısızlığın insanın nefsinden ve beceriksizliğinden kaynaklandığını müdrik bir insan, ‘Allah’ın hiç kimseye zulmetmediğini’ bilerek ne fakirliğinin faturasını kadere kesecek,ne hastalığın sebebini takdirle izah edip kendisini acze mahkum edecektir.Veren el değilse Veren el olmaya, veren el ise öyle kalmaya devam edecek, sevgilerimle. Bu haber 171 defa okunmuştur.
|
son dakikaspor haberleri |
||||||||
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz kullanılamaz.
Copyright © - 2010 cumayerininsesi.com | Yazılım & Teknik Destek: Mehmet Aydın Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||